German » Turkish  |
Top  |
| stehen |
- {V} ayakta durmak, ilerlememek, bulunmak, olmak, yakışmak
|
|
| stehen |
ayakta durmak; bulunmak, olmak; (gazete) yazmak, yazılı olmak; (saat) durmak; (giysi) yakışmak wie steht`s? ne var ne yok?; kaç kaç?, skor ne? |
|
| stehen |
{'şte:ın} (ayakta) durmak; olmak, bulunmak; (gazete) yaımak, yazılı olmak; yakışmak. |
|
| stehen |
bulunmak |
|
| stehen |
durmak |
{ayakta} |
|
German » Turkish Indirect results |
Top  |
| fern stehen |
- {V} hiçbir ilgisi olmamak
|
|
| Kopf stehen |
|
|
| nahe stehen |
|
|
| offen stehen |
|
|
| zur Seite stehen |
|
|
| stehen bleiben |
- {V} durup kalmak, hareket etmemek
|
|
| stehen lassen |
- {V} yerde bırakmak, unutmak
|
|
| stehen zu |
|
|
| schlange stehen |
kuyrukta beklemek |
|
| stehen bleiben |
ayakta kalmak |
|
| wache stehen |
nöbet beklemek |
|
| abseits stehen |
ofsayda düşmek; birşeye seyirci kalmak; tek başına kalmak |
|
|
|